<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>2021 - Serkan Eskalen</title>
	<atom:link href="https://www.dijitalhocam.online/etiket/2021/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.dijitalhocam.online/etiket/2021/</link>
	<description>Dijital İletişim D&#252;nyası</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Mar 2021 14:02:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.3</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.dijitalhocam.online/wp-content/uploads/2021/03/cropped-AdsizDDD.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>2021 - Serkan Eskalen</title>
	<link>https://www.dijitalhocam.online/etiket/2021/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">193129943</site>	<item>
		<title>2021 ve Sonrasına Yön Verecek Trendler</title>
		<link>https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler</link>
					<comments>https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[serkaneskalen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2021 14:02:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Online eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[2021]]></category>
		<category><![CDATA[dijital trendler]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[mckinsey]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal yapı]]></category>
		<category><![CDATA[trendler 2021]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dijitalhocam.online/?p=219</guid>

					<description><![CDATA[<p>McKinsey &#38; Company,&#160;2021 yılı ve sonrasına yön verecek trendleri, ‘küresel ekonomi’,‘iş dünyası’ ve ‘toplumsal yapı’ ana başlıkları altında topladı. Pandemi şartları tamamen geride kaldığında, oluşacak yeni normalin 2019’un hâkim koşullarına geri dönmek anlamına gelemeyeceğine vurgu yapan Mckinsey &#38; Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi, 2021 ve sonrasına yönelik trendlerle ilgili yaptığı açıklamada; “McKinsey olarak, COVID-19&#160;&#8230;</p>
<p><a href="https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/">2021 ve Sonrasına Yön Verecek Trendler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dijitalhocam.online">Serkan Eskalen</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>McKinsey &amp; Company,&nbsp;<strong>2021 yılı ve sonrasına yön verecek trendler</strong>i, ‘küresel ekonomi’,‘iş dünyası’ ve ‘toplumsal yapı’ ana başlıkları altında topladı.</p>



<p>Pandemi şartları tamamen geride kaldığında, oluşacak yeni normalin 2019’un hâkim koşullarına geri dönmek anlamına gelemeyeceğine vurgu yapan Mckinsey &amp; Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi, 2021 ve sonrasına yönelik trendlerle ilgili yaptığı açıklamada; “<em>McKinsey olarak, COVID-19 salgınının, Nisan 2020’de ‘ekonomik ve sosyal düzende ciddi bir yeniden yapılanma’ getirebileceğini belirtmiştik. Bugün aşılama çalışmaları hızla sürüyor. Pandemi bir günde geride kalmasa da yeni normalin bu sene ya da önümüzdeki sene oluşacağı konusunda, dikkatli bir şekilde iyimser olmak mümkün. Bu çerçevede, 2021’in dönüşüm yılı olması bekleniyor. 20’nci yüzyıldan bahsederken kullanılan ‘savaş öncesi’ ve savaş sonrası’ terimleri gibi pandemi de muhtemelen bu yüzyıl için önemli bir mihenk taşı olacak. Gelecek nesiller, tanımlamalarında, ‘COVID-19 öncesi’ ve ‘COVID-19 sonrası’ dönemlerden bahsedecek. Kurumlarda, iyi liderlik, dijital üretkenlik, sürdürülebilirlik, inovasyon, işimizin geleceği ve paydaş kapitalizmi trendleriyle açıkladığımız değişimlerin uzun vadede kalıcı bir temel oluşturması mümkün. Gelecek planlarımızı yaparken 2021’in ve ötesinin şekillenmesinde etkili olacağını öngördüğümüz 13 trendi dikkate almamızın önemli olduğunu düşünüyorum</em>” dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Küresel Ekonomi Trendleri</strong></h3>



<p><strong>1. Güvenin geri dönüşü</strong></p>



<p>Tüketicilerin de geri dönmesini sağlayan bu trendle, harcamaların artması bekleniyor. Biriken talebin açığa çıkışı, daha önceki bütün ekonomik krizlerde olduğu gibi, bir&nbsp;<strong>‘intikam alışverişi’</strong>&nbsp;hareketine neden oluyor.&nbsp;Pandemiden en çok etkilenen hizmet sektörü; özellikle restoranlar ve eğlence mekanlarının, bu geri dönüşte, diğer sektörlere göre öne çıkacağı tahmin ediliyor.&nbsp;McKinsey uzmanları, tüketicilerin geri dönüş sürecinin, ülkeden ülkeye de farklılıklar göstereceğini ortaya koyuyor.&nbsp;</p>



<p><strong>2. Tatil amaçlı seyahatlerin yeniden başlaması</strong></p>



<p>Uluslararası seyahatte, pandemiye bağlı sınır kısıtlamaları nedeniyle kriz sürse de Çin’de otel doluluğu ve yurt içi uçuşlardaki yolcu sayısı, Ağustos sonunda geçen seneki seviyelerinin yüzde 90’ını geçti. Ekim’deki Altın Hafta tatili sırasında, 2019’a oranla yüzde 20 düşüşle, 600 milyondan fazla Çinli seyahat etti. Lüks yurtiçi seyahat ise eski düzeyini geçti. Tatil amaçlı seyahatler hızla geri dönerken, makalede; iş seyahatlerinde toparlanma sürecinin, daha önceki kriz dönemlerinde de olduğu gibi farklı olacağı belirtiliyor. Pandemi sırasında teknolojinin etkin bir şekilde kullanımı ve çoğu şirketin önümüzdeki yıllarda yüzleşeceği ekonomik kısıtlamalar, McKinsey uzmanlarına göre; iş seyahatlerinde uzun dönemli yapısal bir değişimin başlangıç işareti olabilir.&nbsp;</p>



<p><strong>3. İnovasyon dalgası ve başlattığı yeni girişimciler nesli&nbsp;</strong></p>



<p>İhtiyaçlar, icatları doğuruyor ve kaos girişimciler için alan açıyor. Daha önce yaşanan ekonomik krizlerin tersine, bu sefer yeni açılan küçük işletmelerin sayısında önemli oranda artış görülüyor. Örneğin ABD’de, sadece 2020’nin üçüncü çeyreğinde, 1,5 milyon yeni işletme başvurusu yapıldı. Bu sayı, 2019’un aynı döneminin iki katıydı. Bunların yanı sıra girişim sermayesi aktivitesi de 2020’nin ilk yarısında çok az gerileme gösterdi. &nbsp;</p>



<p><strong>4. Dördüncü endüstri devriminin hızlanması</strong></p>



<p>Bu hızlanmanın temelinde, dijital destekli verimlilik artışının yer aldığı vurgulanıyor. Makalede; ABD’de verimliliğin, 2020’nin ikinci çeyreğinde yüzde 10,6 ve takiben üçüncü çeyreğinde de yüzde 4,6 arttığına dikkat çekiliyor. Geçmişte çığır açan teknolojilerin, verimliliği artırmaya başlaması 10 yıldan uzun sürüyordu. COVID-19 krizi yapay zekâ ve dijitalleşme gibi alanlarda, bu geçişi birkaç yıla indirdi. Şirketlerin yoğun baskı altında aceleyle yeni teknolojilere uyum sağlamaya çalışırken hatalar da yaptığını belirten McKinsey uzmanları, liderlere; şu ana kadar yapılan iyi şeyleri yapılandırmalarını ve kurumsallaştırmalarını öneriyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İş Dünyası Trendleri</strong></h3>



<p>McKinsey, iş dünyasında yaşanan değişimde belirleyici rol oynayan tüketici davranış ve tercihlerini anlamak için yaptığı küresel bir anketin sonuçlarını makalede paylaşıyor. Bu anketin uygulandığı 13 büyük ülkeden dokuzunda, tüketicilerin en az üçte ikisi yeni alışveriş şekilleri denediklerini söylüyor. Ayrıca, ankete katılanların yüzde 65’inden fazlası buna devam etmeyi düşündüklerini belirtiyor.</p>



<p><strong>1. Online Perakende</strong></p>



<p>‘Online perakendeye geçiş’in hızla devam edeceği ve kalıcı olacağını vurgulanıyor. Makalede; ABD’de 2019 senesinde, e-ticaretin 2024’e gelindiğinde yüzde 24’lük bir yaygınlığa ulaşacağı öngörüsü hatırlatılıyor ve bu tahminlerin ötesindeki gerçekleşmeye dikkate çekiliyor. ABD’de e-ticaret, Temmuz 2020’de toplam perakende satışlarının yüzde 33’üne ulaşmıştı.&nbsp;</p>



<p>Küresel olarak değerlendirildiğinde de 2020’nin ilk yarısında görülen e-ticaret artışı, önceki on seneye eşitti. Bu gelişmenin detaylarına inildiğinde bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Online alışveriş yapan tüketicilerde, marka sadakatinin az olması, bu noktaların başında geliyor. Diğer bir nokta da yakın zamanlı bir McKinsey anketinde tüketim malları şirketlerinin sadece yüzde 60’ının, e-ticaret büyüme fırsatlarını yakalamaya kısmen dahi olsa hazırlıklı olduğunu söylemesi. Şirketlerin bu yönde hareket etmesi ve hazırlıklarını hızla tamamlamaya çalışması büyük önem taşıyor. &nbsp;Zira yönelim açık, çoğu tüketici online alışverişe kayıyor ve şirketlerin hazırlıklı olması tüketicinin marka sadakatinde rol oynayabiliyor.</p>



<p><strong>2. Tedarik zincirinde yeniden dengelenme</strong></p>



<p>COVID-19, çoğu şirketin, uzun ve karmaşık tedarik zincirlerindeki zayıf noktalarını açığa çıkardı. Tek bir ülke, hatta tek bir fabrikanın kapanması, şirketlerin küresel üretimini durma noktasına getirince, ‘tedarik zincirindeki yeniden dengelenme’ başladı. McKinsey uzmanları bu trend sonucunda;&nbsp;küresel mal ihracatının dörtte birinin, 2025’e kadar yön değiştirebileceğini öngörüyor. Bu, yaklaşık 4,5 trilyon dolarlık bir ihracat hacmi anlamına geliyor.&nbsp;Makaleye göre; bu dönemde şirketler, tedarik zincirlerini incelemeye başladıklarında, üç şey fark etti. Bunlar; aksamaların normal olması, endüstri 4.0 sayesinde üretimde ülkelere bağlı maliyet farklarının daralması ve tedarik zincirindeki şirketlere üretim yapan alt tedarikçilerle ilgili bilgi eksikliğiydi. Şirketler, bunları dikkate alarak hem otomasyon hem de yapay zekâ, veri analitiği alanlarındaki gelişmelerden faydalanarak tedarik zincirlerini yeniden dengeliyor.&nbsp;</p>



<p><strong>3. ‘İşimizin Geleceği’ beklenenden önce geliyor</strong></p>



<p>Pandemi, farklı endüstrilerdeki on milyonlarca insanı, bir günde evden çalışmaya geçmek zorunda bıraktı.&nbsp;Böylece, önündeki kültürel ve teknolojik bariyerler yıkılan uzaktan çalışma modelinin, kısıtları ve faydaları geçen kısa zaman içinde daha da netleşti. Bu konuda McKinsey Global Institute (MGI) tarafından gerçekleştirilen çalışmaya göre;&nbsp;çalışanların yüzde 20’si, haftanın 3 ila 5 günü uzaktan çalışarak verimliliklerini koruyabiliyor. Bu trend,&nbsp;sadece COVID-19 salgınından dolayı değil, otomasyon ve dijitalleşmedeki ilerlemeler de bunu mümkün kıldığı için gerçekleşiyor. Makalede, ofisten uzakta çalışmaya geçişle ilgili iki önemli zorluğa dikkat çekiliyor. Bu süreçte hem ofisin organizasyona tam olarak ne getirdiğinin sistematik değerlendirilmesi hem de iş gücünün otomasyon, dijitalleşme ve diğer teknolojilere uyum sağlaması için desteklenmesi gerekiyor. McKinsey uzmanları, çalışanlara, eğitimlerle yeni beceriler kazandırmanın, maliyetlerin üstünde fayda sağladığını belirtiyor. Ayrıca, bu yatırımın; çalışan bağlılığı, müşteri memnuniyeti ve olumlu marka algısı üzerindeki etkileri de hatırlatılıyor.&nbsp;</p>



<p><strong>4. Biyofarma devriminin güçlenmesi&nbsp;</strong></p>



<p>Pandemi, genel olarak iş dünyasında süreçleri hızlandırdığı gibi, medikal inovasyona da ciddi bir ivme kazandırabilir. Zorunluluk söz konusu olunca bunun mümkün olduğu görüldü. COVID-19 genom sekanslaması birkaç haftada gerçekleşmekle kalmadı, aşılar da bir yıldan kısa sürede geliştirildi. McKinsey uzmanları, daha büyük bir değişim potansiyelinin; biyomühendislik, genetik dizileme, programlama, veri analitiği, otomasyon, makine öğrenimi ve yapay zekâ gibi çeşitli becerilerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkacağını belirtiyor. McKinsey Global Enstitüsü (MGI), bu gelişmeyi ‘Biyo-Devrim’ olarak adlandırıyor. Mayıs 2020’de yayınlanan bir raporda MGI, ‘küresel hastalık yükünün yüzde 45’inin, bugün bilimsel olarak mümkün olan becerilerle çözülebileceğini’ açıkladı. Örneğin; genom düzenleme teknolojileri senede 250 bin kişiyi öldüren sıtmaya çare bulabilir. Hücresel terapiler, zarar görmüş hücre ve dokuları onarabilir ve hatta yenileyebilir. Yeni çeşit aşılar kanser ve kalp hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıklara da uygulanabilir. Biyo-devrimin potansiyeli, sağlığın ötesine de uzanıyor. MGI raporlarına göre; küresel ekonominin fiziksel girdilerinin yüzde 60’ını biyolojik olarak üretmek, teoride mümkün. Biyo-devrim, önümüzdeki on yılda trilyonlarca dolarlık ekonomik etki yaratabilir. &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>5. Portföylerin yeniden yapılanması hızlanıyor</strong></p>



<p>Pandemiyle birlikte bazı endüstriler yükselişe geçerken bazıları da ciddi şekilde düştü. Ekonomi yeni&nbsp;<strong>normaline</strong>&nbsp;oturunca, yaşanan sektörel farklılıkların daralması ve endüstrilerin kriz öncesine yakın pozisyonlarına dönmeleri beklenebilir. Bununla birlikte, sektörler içindeki dinamiklerin nasıl değişeceğini öngörmek daha zor olabilir. Bundan önceki krizlerden, kuvvetliler daha kuvvetli çıktı. Zayıflarsa daha da zayıfladı, tümden kapandı ya da satın alındı.&nbsp;McKinsey uzmanları, pandemi döneminde de dayanıklılığı yüksek, sağlıklı bilançolara sahip şirketlerin; yeni fırsatlar arayışında olacağını ve ciddi boyutlu portföy değişimi görmeyi beklediklerini belirtiyor.&nbsp;Bu duruma ek olarak, küresel özel sermayenin elinde bulunan yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık yatırıma hazır kaynağın da portföy değişiminde belirleyici rol oynaması bekleniyor. Küresel krizlerde yapılan özel sermaye yatırımlarının geri dönüşlerinin, iyi dönemlerde yapılanlara göre daha yüksek olduğu biliniyor. Bu nedenle makalede, özel sermaye endüstrisinin önümüzdeki dönemde yeni yatırım imkanlarını takip edeceği tahmini yer alıyor.</p>



<p><strong>6. Yeşil İyileşme&nbsp;</strong></p>



<p>2008-2009 finansal kriziyle başa çıkmak için çok sayıda devlet, teşvik programı uygulanmıştı ama bunların çok azı iklimsel ya da çevresel hareketleri içeriyordu. Pandeminin ekonomik etkileriyle mücadelede, durumun farklı olduğu görülüyor. Tüm ülkeler değilse de büyük çoğunluğu toparlanma planlarını var olan çevresel politika önceliklerini ilerletmek için kullanıyor. Avrupa Birliği 880 milyar dolarlık COVID-19 kriz planının yüzde 30’unu iklim değişikliği ile ilgili tedbirlerde kullanmayı planlıyor. Kanada toparlanmayı iklim hedefleriyle birleştiriyor. Kolombiya 180 milyon ağaç ekiyor. Japonya ve Güney Kore 2050’de, Çin ise 2060 yılında, net karbon emisyonunu sıfıra indirme sözü verdi. Bütün bunlar, sürdürülebilirliğin hükümetler düzeyinde yeni normal’in öncelikli konusu olduğunu gösteriyor.&nbsp;</p>



<p>Şirketler tarafına bakıldığında da sürdürülebilirlik konusunda tüketici beklentilerinin arttığı görülüyor. McKinsey uzmanları, tüketici beklentilerinin yanı sıra yeşil ekonominin sunduğu büyüme imkanlarını öne çıkarıyor.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Toplumsal Yapı Trendleri</strong></h3>



<p><strong>1. Sağlık sisteminin yenilenmesi</strong></p>



<p>COVID-19 salgınıyla mücadele sürecinden alınan dersler, daha kuvvetli sağlık sistemleri inşa etmeye yol açabilir. Halk sağlığı altyapısının iyileştirilmesi ve sağlık sisteminin&nbsp;dijital dönüşümün sunduğu imkanlar kullanılarak&nbsp;modernleştirilmesi, bu konuda, üzerinde çalışılması gereken iki alanı oluşturuyor. İşletmeler açısından bakıldığında da iş verenlerin yeni normalin sağlıklı iş ortamını tasarlamaya odaklanmaları ve çalışanlarının sağlığına yatırım yapmaları bekleniyor.</p>



<p><strong>2. Ülkelerin normalleşme süreci &nbsp;</strong></p>



<p>Pandemi etkileri azaldıkça, ülkelerin mali sıkıntılarıyla nasıl başa çıkacaklarını düşünmeleri gerekecek. McKinsey uzmanları, uzun vadeli ve etkili cevabın büyüme ve verimlilik olduğunu belirtiyor.&nbsp;</p>



<p><strong>3. Paydaş kapitalizmi&nbsp;</strong></p>



<p>İşletmeler ve parçası oldukları toplum arasında bir köprü görevi üstlenen paydaş kapitalizmi, pandemide daha da önemli hale geldi. Paydaş kapitalizminin; şirketlerde kâr amacı güdülmemesi olarak anlaşılmaması gerektiğini vurgulayan McKinsey uzmanları, önemli olanın, zaten değerlendirilebilen bir ölçüt olan kâra bir ‘amaç’ kazandırmak olduğunu söylüyor.&nbsp;</p>



<p>The next normal arrives: Trends that will define 2021—and beyond başlıklı araştırmanın tamamına aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz. </p>



<p><a href="https://www.mckinsey.com/featured-insights/leadership/the-next-normal-arrives-trends-that-will-define-2021-and-beyond" target="_blank" rel="noreferrer noopener">https://www.mckinsey.com/featured-insights/leadership/the-next-normal-arrives-trends-that-will-define-2021-and-beyond </a></p>
<p><a href="https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/">2021 ve Sonrasına Yön Verecek Trendler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dijitalhocam.online">Serkan Eskalen</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">219</post-id>	</item>
		<item>
		<title>2021 Dijital Dönüşüm Trendleri</title>
		<link>https://www.dijitalhocam.online/2021-dijital-donusum-trendleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=2021-dijital-donusum-trendleri</link>
					<comments>https://www.dijitalhocam.online/2021-dijital-donusum-trendleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[serkaneskalen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2021 12:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[2021]]></category>
		<category><![CDATA[2021 dijital]]></category>
		<category><![CDATA[2021 dijital trendler]]></category>
		<category><![CDATA[5G]]></category>
		<category><![CDATA[5G iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[trendler]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dijitalhocam.online/?p=216</guid>

					<description><![CDATA[<p>2021 yılında dijital dönüşüm alanında sıkça duyacağımız trendler</p>
<p><a href="https://www.dijitalhocam.online/2021-dijital-donusum-trendleri/">2021 Dijital Dönüşüm Trendleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dijitalhocam.online">Serkan Eskalen</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>2020 yılı tahminlerin ve hedeflerin dışında gelişmelerin yaşandığı bir yıl olsa da umudumuzu kaybetmeden değişime ve dönüşüme hazır bulunmalıyız. 2021 yılında dijital dönüşüm alanında sıkça duyacağımız trendler!</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>5G iletişim</strong></h2>



<p>5G ile iletişimin ve internetin oldukça üst düzey kullanım deneyimi sunacağı uzun zamandır gündemde yer alıyor; ancak pandemi nedeniyle güvenli bağlantı ve daha fazla bant genişliği ihtiyacı ortaya çıktı. Uzaktan çalışma, uzaktan eğitimler, video konferanslar ve tüm dijital iş süreçlerinin sağlıklı ilerleyebilmesi için internet kalitesinin ne kadar önemli olduğu anlaşıldı. Pandemi döneminde tüketim ve veri hızının oldukça yüksek bir trafikte olduğunu söyleyebiliriz. Dijital dönüşüm için vazgeçilmez olacak 5G ağı çalışmaları, pandemi sebebiyle kesintiye uğramış olsa da son aylarda yeniden başladı ve Çin gibi büyük pazarlar, 2021 yılı için hedefledikleri dağıtım noktalarına ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Telefon üreticileri de 5G telefonlarını piyasaya sürmeye başladı. 2021 yılında farklı bir durum yaşanmazsa 5G hayatımıza girmiş olacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>CDP (Customer Data Platform)</strong></h2>



<p>Dijital dönüşüm&nbsp;için müşteri deneyimi oldukça önemli hale geldi ve son günlerde&nbsp;Müşteri Veri Platformlarında (CDP)&nbsp;büyük bir artış görülüyor. Online alışveriş yapmayanlar bile, online alışverişe yapmaya başladı. Bu durum daha çok bilgi ve daha çok data demek. Ayrıca bunun içinde mobilin de büyük gücü olunca dataları ayrıştırmak ve organize etmek gerekiyor. Kim nereden nasıl geliyor ve nereye gidiyor? Bunları CDP’ler ile doğru organize etmek ve çözmek gerekiyor.</p>



<p>CDP’ler; mevcut tüm kaynaklardan veri toplayarak, düzenleyerek, etiketleyerek ve dijital dönüşüm için kullanılabilir hale getirerek bu sorunu çözmeye yardımcı olacak noktada.</p>



<p>Adobe, SAP, Oracle, Treasure Data ve Microsoft gibi şirketler, piyasaya güçlü yeni CDP’ler sağlamak için büyük yatırımlar yapıyorlar. Veriler katlanarak büyüyor ve bundan sonra da durması mümkün değil. Bu yüzden,&nbsp;müşteri veri platformunun&nbsp;yükselişi 2021’de ve sonraki yıllarda çok daha artacak.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Hibrit mimariler</strong></h2>



<p>İşletmeler ve firmalar dijital dönüşüm&nbsp;uygulamaları için giderek daha fazla&nbsp;hibrit bulut&nbsp;altyapısına doğru ilerliyor. Geçtiğimiz yıl AWS, Azure, Google, IBM ve Oracle gibi büyük genel bulut sağlayıcıları, hibritte büyük yatırımlara imza attılar. Ayrıca Dell (VMware) ve Cisco gibi OEM’lerin, şirket içi veri merkezleri ve bulut arasında daha basit bağlantı sağlayan araçlar için yatırımlarını artırdı.</p>



<p>Hibrit bulut, pandemi süreci yaşanmasa dahî 2021 yılının dijital dönüşüm trendleri arasında gösteriliyordu; ancak, pandeminin neden olduğu ve olabileceği ani kesintiler için olabildiğince çevik ve uyarlanabilir bir bulut altyapısına sahip olması gerekiyor. Kesintinin olmadığı, altyapının göçmediği güçlü bir sistemle ilerlemek gerekiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yapay zeka</strong></h2>



<p>Yapay zekâ, halen gelecek trendleri arasında yer alıyor ve her geçen sene daha da alanını genişletiyor. Yapay zekâ deyince elle gözle görülen bir robot olarak düşünüyoruz. İşin arkasında görünmeyen sistemler ve geliştirilen algoritmalar da birer yapay zekâ sonucunu oluşturuyor.</p>



<p>Sosyal medya akışımızda gördüğümüz gönderiler, sosyal medya reklamları ve bunların algoritmaları, alışveriş yaparken önerilen ürünler bunun en basit örnekleri arasında.</p>



<p>2021 yılında daha fazla şirket yapay zekâdan yararlanıyor olacak. Kişiye özel öneriler, ürünler, hizmetler pazarlaması yapay zekânın altyapısıyla nasıl alışveriş yaptığımızdan, ne yediğimize, hatta eğlence için ne yaptığımıza kadar hayatımızı daha da çok etkileyecek. Bize özel değil “<strong>Bana özel ne var?”&nbsp;</strong>diyeceğiz. Yapay zekâ, kendisiyle ve bizle olan mücadelesini sürdürmeye devam edecek.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Siber güvenlik</strong></h2>



<p>Dijital dönüşüm&nbsp;için önemini hiçbir zaman kaybetmemesine rağmen, pandemiyle birlikte&nbsp;siber güvenlik&nbsp;yeniden önemli hale geldi. Bilgisayar korsanları, dünya çapındaki saldırılarını genişletmek için koronavirüs salgınından yararlandılar. Yalnızca Ocak-Nisan 2020 ayları arasında bankalara ve bulut sunuculara yönelik saldırılarda yüzde 300 oranında büyük artış gözlemlendi.&nbsp;Dünyanın önde gelen siber güvenlik araştırma şirketlerinden Cybersecurity Ventures’ın araştırmasına göre, siber saldırıların dünya ekonomisine verdiği zarar 2015 yılında 3 trilyon dolardı.</p>



<p>Yapay zekâ ve makine öğrenimi, önümüzdeki günlerde siber güvenlik için oldukça önemli hâle gelecek. Siber zorbalık gelecek yıllarda büyük tehdit oluşturabilir. Bu alanda uygulamalar geliştiren birçok şirket var; ancak 2021 ve sonrasında dijital dönüşümün sürdürülebilir olmasını sağlamak için yazılım, bulut ve donanım üreticilerinin de ürün ve hizmetlerini daha güvenli hale getirmeleri gerekecek.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Bilgi işlem gizliliği</strong></h2>



<p>Özellikle iletişim ve veri gizliliğine değinirken,&nbsp;dijital dönüşüm&nbsp;için siber güvenliği desteklemeye yönelik bir başka yaklaşım da&nbsp;“Bilgi işlem gizliliği.” Bilgi işlem gizliliği fikri, yalnızca verileri değil tüm bilgi işlem sürecini şifrelemek ve hassas bilgiler etrafında, ek güvenlik katmanları oluşturmaktır. Google, Microsoft, IBM, Alibaba ve VMware; Confidential Computing Consortium aracılığıyla yeni protokollerin ve en iyi uygulamaların geliştirilmesine yardımcı oluyor. Bu teknoloji,&nbsp;dijital dönüşüm&nbsp;için hala başlangıç aşamasında sayılsa da 2021 ve sonrasında, bilgi işlem gizliliğinin ana akıma kaydığını görmeye başlayacağız.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Akıllı teknoloji endüstrisi</strong></h2>



<p>Dijital dönüşümde&nbsp;akıllı teknoloji&nbsp;kullanan tüm işletmelerin, özel alışveriş deneyimleri oluşturmak için front-end sunum katmanlarını back-end veri işlevlerinden ayırabilmeleri gerekiyor. Bu teknoloji aslında, sosyal medyadan anında alışveriş yapabilmek kadar basit olabilir.</p>



<p>Peki bu neden bu kadar önemli?</p>



<p>Aslında, insanlar alışverişten çok daha fazlasını yapıyorlar. Araştırmalar, işletmelerin&nbsp;%86’sının müşteri edinme maliyetlerinin son 24 ayda arttığını gösteriyor. Bu durum iki anlama geliyor; kuruluşların yeni müşteri edinmek için yatırım yapmaları gerektiği ve müşteriyi elde tutmaya odaklanmanın önemi. Alışveriş yaptırmaktan ziyade sonrasında müşteriyi elde tutma sanatı 2021’de çok daha önemli olacak.</p>



<p>Depolar, vitrinler ve çevrimiçi hizmetler gibi tüm alanları birbirine bağlamak için çok kanallı deneyimin ötesine geçerek&nbsp;dijital dönüşümünü&nbsp;gerçekleştiren şirketler; 2021’de daha verimli, daha sürdürülebilir hale gelebilir ve rakiplerinden bir adım öne geçebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Uzaktan çalışma modeli</strong></h2>



<p>Covid-19 öncesinde evden çalışma, işverenlerin çok da tercih etmediği bir çalışma modeliydi; ancak pandemi sürecinin getirdiği zorunluluklardan biri haline geldi ve işverenler de bunun tercih edilebilir bir uygulama olduğunu gördü. Esnek çalışma zamanları ya da evden çalışma uygulamaları halen devam ediyor.</p>



<p>Google ve Facebook gibi birçok büyük teknoloji şirketi, 2021 yılında da uzaktan çalışmaya devam edeceklerini bildirdi. Artık, daha küçük şirketler bile yakın zamanda yaygınlaşan bu esnekliği operasyonel bir seçenek olarak görüyor ve yapma mecburiyetinde bulunuyor. Virüsün yayılım durumuna göre tabi bu durum değişkenlik gösterebilir.</p>



<p>Ofislere döndüğümüz zaman “Back to office” furyası ile online alışveriş reklam kampanyaları da olur mu dersiniz? Şimdiden bunu sorayım istedim. Bir gün ofislere döndüğümüzde bu tür kampanyalar da olur mu olur! Back to school kampanyaları varken back to office neden olmasın?</p>



<p>Evden çalışmanın yaygınlaşmasının ve sürekli hale gelmesinin uzun vadeli bir sonucu olarak büyük şehirler yerine, yaşamın daha kolay olduğu küçük şehirlere göçün artması ciddi oranda öngörülüyor. Bu göç, kırsal alanlarda bağlantıya daha fazla yatırım yapılmasını sağlayacak. Eskiden büyük şehirlere göç vardı, şimdi ise küçük şehirlere göç başlıyor. 2021 yılında bu istatistikler daha da artacak gibi görünüyor.</p>



<p>Covid-19 pandemisiyle işlerin uzaktan çalışanlarla da etkin bir şekilde yürütülebileceği ve daha düşük operasyonel maliyetlerle sonuçlanabileceği de kanıtlandı. Bu nedenle, 2021 ve sonrasında şirketlerin dijital dönüşüm uygulamalarında, uzaktan çalışmaya da yer vermesi olası görünüyor.</p>
<p><a href="https://www.dijitalhocam.online/2021-dijital-donusum-trendleri/">2021 Dijital Dönüşüm Trendleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dijitalhocam.online">Serkan Eskalen</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dijitalhocam.online/2021-dijital-donusum-trendleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">216</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
