<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>dijital trendler - Serkan Eskalen</title>
	<atom:link href="https://www.dijitalhocam.online/etiket/dijital-trendler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.dijitalhocam.online/etiket/dijital-trendler/</link>
	<description>Dijital İletişim D&#252;nyası</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 Nov 2024 19:37:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.dijitalhocam.online/wp-content/uploads/2021/03/cropped-AdsizDDD.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>dijital trendler - Serkan Eskalen</title>
	<link>https://www.dijitalhocam.online/etiket/dijital-trendler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">193129943</site>	<item>
		<title>2025 Dijital Pazarlama Trendleri</title>
		<link>https://www.dijitalhocam.online/2025-dijital-pazarlama-trendleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=2025-dijital-pazarlama-trendleri</link>
					<comments>https://www.dijitalhocam.online/2025-dijital-pazarlama-trendleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[serkaneskalen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Nov 2024 19:31:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[AI]]></category>
		<category><![CDATA[dijital pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[dijital pazarlama trendleri 2025]]></category>
		<category><![CDATA[dijital trendler]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[influencer]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dijitalhocam.online/?p=629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital pazarlama her yıl daha dinamik bir yapıya kavuşurken, 2025 için öne çıkan trendler iş dünyası ve pazarlama stratejilerinin geleceğini şekillendirecek. Yeni yılda başarı için kritik öneme sahip trendler neler? 1. Yapay Zekâ (AI) ve Makine Öğrenimi Kullanımı 2025 yılı itibarıyla yapay zekâ (AI) ve makine öğrenimi, pazarlama sektöründe daha önce hiç olmadığı kadar yoğun&#160;&#8230;</p>
<p><a href="https://www.dijitalhocam.online/2025-dijital-pazarlama-trendleri/">2025 Dijital Pazarlama Trendleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dijitalhocam.online">Serkan Eskalen</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dijital pazarlama her yıl daha dinamik bir yapıya kavuşurken, 2025 için öne çıkan trendler iş dünyası ve pazarlama stratejilerinin geleceğini şekillendirecek. Yeni yılda başarı için kritik öneme sahip trendler neler?</p>



<h3 class="wp-block-heading">1. <strong>Yapay Zekâ (AI) ve Makine Öğrenimi Kullanımı</strong></h3>



<p>2025 yılı itibarıyla yapay zekâ (AI) ve makine öğrenimi, pazarlama sektöründe daha önce hiç olmadığı kadar yoğun bir şekilde kullanılacak<strong>. AI, müşteri verilerini analiz etme, tüketici davranışlarını tahmin etme ve kişiselleştirilmiş öneriler sunma gibi yetenekleriyle, markalara rekabet avantajı sağlayacak.</strong> Otomatikleştirilmiş kampanyalar, veriye dayalı karar verme ve chatbotların daha insan benzeri etkileşimler sunması, müşteri deneyimini bir üst seviyeye taşıyacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. <strong>Kişiselleştirilmiş Pazarlama Stratejileri</strong></h3>



<p>Kullanıcıların ilgisini çekmek ve onlarla daha derin bir bağ kurmak için kişiselleştirme, temel bir unsur haline gelecek. <strong>Veri analitiği ve tüketici alışkanlıklarına dayalı kişiselleştirilmiş içerikler, sadık bir müşteri kitlesi yaratma yolunda etkili olacak. </strong>Web sitelerinden e-postalara, sosyal medya paylaşımlarına kadar her şey müşterinin zevk ve ihtiyaçlarına göre optimize edilecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. <strong>Sesli Arama Optimizasyonu</strong></h3>



<p>Dijital asistanların ve sesli arama cihazlarının yaygınlaşmasıyla birlikte SEO stratejilerinin de evrimi kaçınılmaz olacak. <strong>Sesli aramalar, metin tabanlı aramalardan farklı bir şekilde çalıştığı için markalar, bu tür aramalar için içeriklerini optimize etmek zorunda kalacak.</strong> Bu, daha doğal ve uzun anahtar kelime öbeklerinin kullanımını artıracak ve yeni SEO stratejilerini zorunlu kılacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. <strong>Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Markalaşma</strong></h3>



<p>Tüketiciler giderek daha bilinçli hale geliyor ve markalardan daha fazlasını bekliyor. <strong>2025’te çevreye duyarlı ve toplumsal meselelere duyarlılık gösteren markalar ön plana çıkacak</strong>. Markalar, kapsayıcı ve çeşitlilik içeren içerikler sunarak daha geniş bir kitleye hitap etme fırsatı bulacaklar. Toplumsal farkındalık, çevre dostu uygulamalar ve etik değerlere odaklanan kampanyalar büyük ilgi görecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading">5. <strong>Influencer Pazarlamasında Değişim: Mikro ve Nano Influencerlar</strong></h3>



<p>Geniş kitlelere hitap eden büyük influencerlar yerine, daha az takipçiye sahip ama daha yüksek etkileşim oranları sunan mikro ve nano influencerlar, markalar için daha etkili hale gelecek.<strong> Niş kitlelere yönelik içerik üreten bu influencerlar, daha samimi ve güvenilir bir bağ kurarak, tüketici güvenini kazanma konusunda avantaj sağlayacak.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">6. <strong>Sosyal Medyada Alışverişin Artışı</strong></h3>



<p>Sosyal medya platformları, alışveriş deneyimini yeniden tanımlıyor. 2025 yılı itibarıyla, sosyal medya kanalları üzerinden yapılan alışverişler, markalar için daha fazla gelir sağlama ve müşteri sadakatini artırma fırsatı sunacak. <strong>&#8220;Tıkla ve Satın Al&#8221; özellikleri, canlı yayınlar üzerinden satışlar ve kişiselleştirilmiş öneriler sosyal ticaretin gücünü artıracak.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">7. <strong>Veri Gizliliği ve Güvenliği</strong></h3>



<p>Tüketiciler, veri gizliliği ve güvenliği konularında giderek daha hassas hale gelmekte. Bu, markaların veriyi etik bir şekilde toplama, saklama ve kullanma konusundaki sorumluluklarını artırıyor. <strong>2025’te markalar, şeffaf ve etik bir veri politikası benimseyerek tüketici güvenini korumaya yönelik adımlar atacaklar.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">8. <strong>Kısa Video ve Canlı Yayın İçerikleri</strong></h3>



<p>TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts gibi platformlar, markaların hedef kitlelerine kısa, etkili ve eğlenceli içerikler sunmasını sağlıyor. <strong>Canlı yayınların anlık etkileşim sunması, izleyicilere daha gerçekçi ve doğrudan deneyimler yaşatıyor.</strong> Bu tür içerikler, markaların anında geri bildirim almasına ve daha otantik bağlar kurmasına olanak tanıyacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">9. <strong>Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR) Deneyimleri</strong></h3>



<p><strong>Müşteri deneyimini artırmak için AR ve VR, perakende ve eğlence sektörlerinde daha yaygın hale gelecek.</strong> Bu teknolojiler, müşterilerin ürünleri sanal ortamda denemelerine, daha gerçekçi ve keyifli bir alışveriş deneyimi yaşamalarına olanak tanıyacak.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10. <strong>Görsel Arama Teknolojisinin Yaygınlaşması</strong></h3>



<p>Tüketiciler artık fotoğraf veya görsellerle ürün arama yapabiliyor. Bu teknolojiyle <strong>görsel arama optimizasyonu önem kazanıyor.</strong> Ürün görsellerinin doğru etiketlenmesi ve aranabilir hale getirilmesi, markaların bu alandaki rekabette öne çıkmasına yardımcı olacak.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>2025 yılı, dijital pazarlama dünyasında birçok yeniliği beraberinde getirecek. Yapay zekâ, kişiselleştirilmiş içerikler, kapsayıcılık ve veri gizliliği gibi konular, markaların başarıya ulaşmasını sağlarken, değişen tüketici beklentilerini karşılamak için sürekli olarak yenilikçi stratejiler geliştirmeleri gerekecek.</strong></h4>
<p><a href="https://www.dijitalhocam.online/2025-dijital-pazarlama-trendleri/">2025 Dijital Pazarlama Trendleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dijitalhocam.online">Serkan Eskalen</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dijitalhocam.online/2025-dijital-pazarlama-trendleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">629</post-id>	</item>
		<item>
		<title>2021 ve Sonrasına Yön Verecek Trendler</title>
		<link>https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler</link>
					<comments>https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[serkaneskalen]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2021 14:02:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Online eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[2021]]></category>
		<category><![CDATA[dijital trendler]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[mckinsey]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal yapı]]></category>
		<category><![CDATA[trendler 2021]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dijitalhocam.online/?p=219</guid>

					<description><![CDATA[<p>McKinsey &#38; Company,&#160;2021 yılı ve sonrasına yön verecek trendleri, ‘küresel ekonomi’,‘iş dünyası’ ve ‘toplumsal yapı’ ana başlıkları altında topladı. Pandemi şartları tamamen geride kaldığında, oluşacak yeni normalin 2019’un hâkim koşullarına geri dönmek anlamına gelemeyeceğine vurgu yapan Mckinsey &#38; Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi, 2021 ve sonrasına yönelik trendlerle ilgili yaptığı açıklamada; “McKinsey olarak, COVID-19&#160;&#8230;</p>
<p><a href="https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/">2021 ve Sonrasına Yön Verecek Trendler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dijitalhocam.online">Serkan Eskalen</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>McKinsey &amp; Company,&nbsp;<strong>2021 yılı ve sonrasına yön verecek trendler</strong>i, ‘küresel ekonomi’,‘iş dünyası’ ve ‘toplumsal yapı’ ana başlıkları altında topladı.</p>



<p>Pandemi şartları tamamen geride kaldığında, oluşacak yeni normalin 2019’un hâkim koşullarına geri dönmek anlamına gelemeyeceğine vurgu yapan Mckinsey &amp; Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi, 2021 ve sonrasına yönelik trendlerle ilgili yaptığı açıklamada; “<em>McKinsey olarak, COVID-19 salgınının, Nisan 2020’de ‘ekonomik ve sosyal düzende ciddi bir yeniden yapılanma’ getirebileceğini belirtmiştik. Bugün aşılama çalışmaları hızla sürüyor. Pandemi bir günde geride kalmasa da yeni normalin bu sene ya da önümüzdeki sene oluşacağı konusunda, dikkatli bir şekilde iyimser olmak mümkün. Bu çerçevede, 2021’in dönüşüm yılı olması bekleniyor. 20’nci yüzyıldan bahsederken kullanılan ‘savaş öncesi’ ve savaş sonrası’ terimleri gibi pandemi de muhtemelen bu yüzyıl için önemli bir mihenk taşı olacak. Gelecek nesiller, tanımlamalarında, ‘COVID-19 öncesi’ ve ‘COVID-19 sonrası’ dönemlerden bahsedecek. Kurumlarda, iyi liderlik, dijital üretkenlik, sürdürülebilirlik, inovasyon, işimizin geleceği ve paydaş kapitalizmi trendleriyle açıkladığımız değişimlerin uzun vadede kalıcı bir temel oluşturması mümkün. Gelecek planlarımızı yaparken 2021’in ve ötesinin şekillenmesinde etkili olacağını öngördüğümüz 13 trendi dikkate almamızın önemli olduğunu düşünüyorum</em>” dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Küresel Ekonomi Trendleri</strong></h3>



<p><strong>1. Güvenin geri dönüşü</strong></p>



<p>Tüketicilerin de geri dönmesini sağlayan bu trendle, harcamaların artması bekleniyor. Biriken talebin açığa çıkışı, daha önceki bütün ekonomik krizlerde olduğu gibi, bir&nbsp;<strong>‘intikam alışverişi’</strong>&nbsp;hareketine neden oluyor.&nbsp;Pandemiden en çok etkilenen hizmet sektörü; özellikle restoranlar ve eğlence mekanlarının, bu geri dönüşte, diğer sektörlere göre öne çıkacağı tahmin ediliyor.&nbsp;McKinsey uzmanları, tüketicilerin geri dönüş sürecinin, ülkeden ülkeye de farklılıklar göstereceğini ortaya koyuyor.&nbsp;</p>



<p><strong>2. Tatil amaçlı seyahatlerin yeniden başlaması</strong></p>



<p>Uluslararası seyahatte, pandemiye bağlı sınır kısıtlamaları nedeniyle kriz sürse de Çin’de otel doluluğu ve yurt içi uçuşlardaki yolcu sayısı, Ağustos sonunda geçen seneki seviyelerinin yüzde 90’ını geçti. Ekim’deki Altın Hafta tatili sırasında, 2019’a oranla yüzde 20 düşüşle, 600 milyondan fazla Çinli seyahat etti. Lüks yurtiçi seyahat ise eski düzeyini geçti. Tatil amaçlı seyahatler hızla geri dönerken, makalede; iş seyahatlerinde toparlanma sürecinin, daha önceki kriz dönemlerinde de olduğu gibi farklı olacağı belirtiliyor. Pandemi sırasında teknolojinin etkin bir şekilde kullanımı ve çoğu şirketin önümüzdeki yıllarda yüzleşeceği ekonomik kısıtlamalar, McKinsey uzmanlarına göre; iş seyahatlerinde uzun dönemli yapısal bir değişimin başlangıç işareti olabilir.&nbsp;</p>



<p><strong>3. İnovasyon dalgası ve başlattığı yeni girişimciler nesli&nbsp;</strong></p>



<p>İhtiyaçlar, icatları doğuruyor ve kaos girişimciler için alan açıyor. Daha önce yaşanan ekonomik krizlerin tersine, bu sefer yeni açılan küçük işletmelerin sayısında önemli oranda artış görülüyor. Örneğin ABD’de, sadece 2020’nin üçüncü çeyreğinde, 1,5 milyon yeni işletme başvurusu yapıldı. Bu sayı, 2019’un aynı döneminin iki katıydı. Bunların yanı sıra girişim sermayesi aktivitesi de 2020’nin ilk yarısında çok az gerileme gösterdi. &nbsp;</p>



<p><strong>4. Dördüncü endüstri devriminin hızlanması</strong></p>



<p>Bu hızlanmanın temelinde, dijital destekli verimlilik artışının yer aldığı vurgulanıyor. Makalede; ABD’de verimliliğin, 2020’nin ikinci çeyreğinde yüzde 10,6 ve takiben üçüncü çeyreğinde de yüzde 4,6 arttığına dikkat çekiliyor. Geçmişte çığır açan teknolojilerin, verimliliği artırmaya başlaması 10 yıldan uzun sürüyordu. COVID-19 krizi yapay zekâ ve dijitalleşme gibi alanlarda, bu geçişi birkaç yıla indirdi. Şirketlerin yoğun baskı altında aceleyle yeni teknolojilere uyum sağlamaya çalışırken hatalar da yaptığını belirten McKinsey uzmanları, liderlere; şu ana kadar yapılan iyi şeyleri yapılandırmalarını ve kurumsallaştırmalarını öneriyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İş Dünyası Trendleri</strong></h3>



<p>McKinsey, iş dünyasında yaşanan değişimde belirleyici rol oynayan tüketici davranış ve tercihlerini anlamak için yaptığı küresel bir anketin sonuçlarını makalede paylaşıyor. Bu anketin uygulandığı 13 büyük ülkeden dokuzunda, tüketicilerin en az üçte ikisi yeni alışveriş şekilleri denediklerini söylüyor. Ayrıca, ankete katılanların yüzde 65’inden fazlası buna devam etmeyi düşündüklerini belirtiyor.</p>



<p><strong>1. Online Perakende</strong></p>



<p>‘Online perakendeye geçiş’in hızla devam edeceği ve kalıcı olacağını vurgulanıyor. Makalede; ABD’de 2019 senesinde, e-ticaretin 2024’e gelindiğinde yüzde 24’lük bir yaygınlığa ulaşacağı öngörüsü hatırlatılıyor ve bu tahminlerin ötesindeki gerçekleşmeye dikkate çekiliyor. ABD’de e-ticaret, Temmuz 2020’de toplam perakende satışlarının yüzde 33’üne ulaşmıştı.&nbsp;</p>



<p>Küresel olarak değerlendirildiğinde de 2020’nin ilk yarısında görülen e-ticaret artışı, önceki on seneye eşitti. Bu gelişmenin detaylarına inildiğinde bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Online alışveriş yapan tüketicilerde, marka sadakatinin az olması, bu noktaların başında geliyor. Diğer bir nokta da yakın zamanlı bir McKinsey anketinde tüketim malları şirketlerinin sadece yüzde 60’ının, e-ticaret büyüme fırsatlarını yakalamaya kısmen dahi olsa hazırlıklı olduğunu söylemesi. Şirketlerin bu yönde hareket etmesi ve hazırlıklarını hızla tamamlamaya çalışması büyük önem taşıyor. &nbsp;Zira yönelim açık, çoğu tüketici online alışverişe kayıyor ve şirketlerin hazırlıklı olması tüketicinin marka sadakatinde rol oynayabiliyor.</p>



<p><strong>2. Tedarik zincirinde yeniden dengelenme</strong></p>



<p>COVID-19, çoğu şirketin, uzun ve karmaşık tedarik zincirlerindeki zayıf noktalarını açığa çıkardı. Tek bir ülke, hatta tek bir fabrikanın kapanması, şirketlerin küresel üretimini durma noktasına getirince, ‘tedarik zincirindeki yeniden dengelenme’ başladı. McKinsey uzmanları bu trend sonucunda;&nbsp;küresel mal ihracatının dörtte birinin, 2025’e kadar yön değiştirebileceğini öngörüyor. Bu, yaklaşık 4,5 trilyon dolarlık bir ihracat hacmi anlamına geliyor.&nbsp;Makaleye göre; bu dönemde şirketler, tedarik zincirlerini incelemeye başladıklarında, üç şey fark etti. Bunlar; aksamaların normal olması, endüstri 4.0 sayesinde üretimde ülkelere bağlı maliyet farklarının daralması ve tedarik zincirindeki şirketlere üretim yapan alt tedarikçilerle ilgili bilgi eksikliğiydi. Şirketler, bunları dikkate alarak hem otomasyon hem de yapay zekâ, veri analitiği alanlarındaki gelişmelerden faydalanarak tedarik zincirlerini yeniden dengeliyor.&nbsp;</p>



<p><strong>3. ‘İşimizin Geleceği’ beklenenden önce geliyor</strong></p>



<p>Pandemi, farklı endüstrilerdeki on milyonlarca insanı, bir günde evden çalışmaya geçmek zorunda bıraktı.&nbsp;Böylece, önündeki kültürel ve teknolojik bariyerler yıkılan uzaktan çalışma modelinin, kısıtları ve faydaları geçen kısa zaman içinde daha da netleşti. Bu konuda McKinsey Global Institute (MGI) tarafından gerçekleştirilen çalışmaya göre;&nbsp;çalışanların yüzde 20’si, haftanın 3 ila 5 günü uzaktan çalışarak verimliliklerini koruyabiliyor. Bu trend,&nbsp;sadece COVID-19 salgınından dolayı değil, otomasyon ve dijitalleşmedeki ilerlemeler de bunu mümkün kıldığı için gerçekleşiyor. Makalede, ofisten uzakta çalışmaya geçişle ilgili iki önemli zorluğa dikkat çekiliyor. Bu süreçte hem ofisin organizasyona tam olarak ne getirdiğinin sistematik değerlendirilmesi hem de iş gücünün otomasyon, dijitalleşme ve diğer teknolojilere uyum sağlaması için desteklenmesi gerekiyor. McKinsey uzmanları, çalışanlara, eğitimlerle yeni beceriler kazandırmanın, maliyetlerin üstünde fayda sağladığını belirtiyor. Ayrıca, bu yatırımın; çalışan bağlılığı, müşteri memnuniyeti ve olumlu marka algısı üzerindeki etkileri de hatırlatılıyor.&nbsp;</p>



<p><strong>4. Biyofarma devriminin güçlenmesi&nbsp;</strong></p>



<p>Pandemi, genel olarak iş dünyasında süreçleri hızlandırdığı gibi, medikal inovasyona da ciddi bir ivme kazandırabilir. Zorunluluk söz konusu olunca bunun mümkün olduğu görüldü. COVID-19 genom sekanslaması birkaç haftada gerçekleşmekle kalmadı, aşılar da bir yıldan kısa sürede geliştirildi. McKinsey uzmanları, daha büyük bir değişim potansiyelinin; biyomühendislik, genetik dizileme, programlama, veri analitiği, otomasyon, makine öğrenimi ve yapay zekâ gibi çeşitli becerilerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkacağını belirtiyor. McKinsey Global Enstitüsü (MGI), bu gelişmeyi ‘Biyo-Devrim’ olarak adlandırıyor. Mayıs 2020’de yayınlanan bir raporda MGI, ‘küresel hastalık yükünün yüzde 45’inin, bugün bilimsel olarak mümkün olan becerilerle çözülebileceğini’ açıkladı. Örneğin; genom düzenleme teknolojileri senede 250 bin kişiyi öldüren sıtmaya çare bulabilir. Hücresel terapiler, zarar görmüş hücre ve dokuları onarabilir ve hatta yenileyebilir. Yeni çeşit aşılar kanser ve kalp hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıklara da uygulanabilir. Biyo-devrimin potansiyeli, sağlığın ötesine de uzanıyor. MGI raporlarına göre; küresel ekonominin fiziksel girdilerinin yüzde 60’ını biyolojik olarak üretmek, teoride mümkün. Biyo-devrim, önümüzdeki on yılda trilyonlarca dolarlık ekonomik etki yaratabilir. &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>5. Portföylerin yeniden yapılanması hızlanıyor</strong></p>



<p>Pandemiyle birlikte bazı endüstriler yükselişe geçerken bazıları da ciddi şekilde düştü. Ekonomi yeni&nbsp;<strong>normaline</strong>&nbsp;oturunca, yaşanan sektörel farklılıkların daralması ve endüstrilerin kriz öncesine yakın pozisyonlarına dönmeleri beklenebilir. Bununla birlikte, sektörler içindeki dinamiklerin nasıl değişeceğini öngörmek daha zor olabilir. Bundan önceki krizlerden, kuvvetliler daha kuvvetli çıktı. Zayıflarsa daha da zayıfladı, tümden kapandı ya da satın alındı.&nbsp;McKinsey uzmanları, pandemi döneminde de dayanıklılığı yüksek, sağlıklı bilançolara sahip şirketlerin; yeni fırsatlar arayışında olacağını ve ciddi boyutlu portföy değişimi görmeyi beklediklerini belirtiyor.&nbsp;Bu duruma ek olarak, küresel özel sermayenin elinde bulunan yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık yatırıma hazır kaynağın da portföy değişiminde belirleyici rol oynaması bekleniyor. Küresel krizlerde yapılan özel sermaye yatırımlarının geri dönüşlerinin, iyi dönemlerde yapılanlara göre daha yüksek olduğu biliniyor. Bu nedenle makalede, özel sermaye endüstrisinin önümüzdeki dönemde yeni yatırım imkanlarını takip edeceği tahmini yer alıyor.</p>



<p><strong>6. Yeşil İyileşme&nbsp;</strong></p>



<p>2008-2009 finansal kriziyle başa çıkmak için çok sayıda devlet, teşvik programı uygulanmıştı ama bunların çok azı iklimsel ya da çevresel hareketleri içeriyordu. Pandeminin ekonomik etkileriyle mücadelede, durumun farklı olduğu görülüyor. Tüm ülkeler değilse de büyük çoğunluğu toparlanma planlarını var olan çevresel politika önceliklerini ilerletmek için kullanıyor. Avrupa Birliği 880 milyar dolarlık COVID-19 kriz planının yüzde 30’unu iklim değişikliği ile ilgili tedbirlerde kullanmayı planlıyor. Kanada toparlanmayı iklim hedefleriyle birleştiriyor. Kolombiya 180 milyon ağaç ekiyor. Japonya ve Güney Kore 2050’de, Çin ise 2060 yılında, net karbon emisyonunu sıfıra indirme sözü verdi. Bütün bunlar, sürdürülebilirliğin hükümetler düzeyinde yeni normal’in öncelikli konusu olduğunu gösteriyor.&nbsp;</p>



<p>Şirketler tarafına bakıldığında da sürdürülebilirlik konusunda tüketici beklentilerinin arttığı görülüyor. McKinsey uzmanları, tüketici beklentilerinin yanı sıra yeşil ekonominin sunduğu büyüme imkanlarını öne çıkarıyor.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Toplumsal Yapı Trendleri</strong></h3>



<p><strong>1. Sağlık sisteminin yenilenmesi</strong></p>



<p>COVID-19 salgınıyla mücadele sürecinden alınan dersler, daha kuvvetli sağlık sistemleri inşa etmeye yol açabilir. Halk sağlığı altyapısının iyileştirilmesi ve sağlık sisteminin&nbsp;dijital dönüşümün sunduğu imkanlar kullanılarak&nbsp;modernleştirilmesi, bu konuda, üzerinde çalışılması gereken iki alanı oluşturuyor. İşletmeler açısından bakıldığında da iş verenlerin yeni normalin sağlıklı iş ortamını tasarlamaya odaklanmaları ve çalışanlarının sağlığına yatırım yapmaları bekleniyor.</p>



<p><strong>2. Ülkelerin normalleşme süreci &nbsp;</strong></p>



<p>Pandemi etkileri azaldıkça, ülkelerin mali sıkıntılarıyla nasıl başa çıkacaklarını düşünmeleri gerekecek. McKinsey uzmanları, uzun vadeli ve etkili cevabın büyüme ve verimlilik olduğunu belirtiyor.&nbsp;</p>



<p><strong>3. Paydaş kapitalizmi&nbsp;</strong></p>



<p>İşletmeler ve parçası oldukları toplum arasında bir köprü görevi üstlenen paydaş kapitalizmi, pandemide daha da önemli hale geldi. Paydaş kapitalizminin; şirketlerde kâr amacı güdülmemesi olarak anlaşılmaması gerektiğini vurgulayan McKinsey uzmanları, önemli olanın, zaten değerlendirilebilen bir ölçüt olan kâra bir ‘amaç’ kazandırmak olduğunu söylüyor.&nbsp;</p>



<p>The next normal arrives: Trends that will define 2021—and beyond başlıklı araştırmanın tamamına aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz. </p>



<p><a href="https://www.mckinsey.com/featured-insights/leadership/the-next-normal-arrives-trends-that-will-define-2021-and-beyond" target="_blank" rel="noreferrer noopener">https://www.mckinsey.com/featured-insights/leadership/the-next-normal-arrives-trends-that-will-define-2021-and-beyond </a></p>
<p><a href="https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/">2021 ve Sonrasına Yön Verecek Trendler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dijitalhocam.online">Serkan Eskalen</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dijitalhocam.online/2021-ve-sonrasina-yon-verecek-trendler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">219</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
