serkaneskalen@gmail.com

Planlı Eskitme

Planlı Eskitme

Birçoğumuz biliyor veya bilmiyordur. Planlı eskitme günümüz çağının yegâne sorunu olmada başı çekiyor.

Kullandığımız telefon, bilgisayar, elektronik ev aletleri, beyaz eşyalar gibi ve birçok üründe eskime durumu ve dayanıksızlık söz konusu. Bunun nedeni ise planlı eskitme dediğimiz üreticiler tarafından ürünün ömrünü kısaltması.

Bu bir pazarlama taktiği aslında. Daha çok ürün satılmasını ve bozulan ürünü tamir olanağı ile parasal olarak bir döngü sağlıyor.

Marka ve firmaların yaptığı reklamlardaki mesaj artık ‘Dayanaklı’ kelimesi olmalı. Örneğin Profilo ‘Dayanıklı Ev Aletleri’ sloganıyla bunu önceden görmüş. Acaba gerçekten öyle mi?

Hiçbir şey ömürlük değil ancak bindiğiniz arabanın veya kullandığınız telefonun birkaç yıl sonra daha kullanışsız hale gelmesi bitmeyen bir tüketim çılgınlığının göstergesi.

Planlı eskitmenin çeşitlerinden bahsetmeden geçmeyelim.

SİSTEMATİK ESKİTME

Piyasaya çıkarılacak ürünün bir önceki üründeki özelliklerinden daha üstün olduğunu göstermek moda ve trend kelimeleri ile yeni özellikler ile ürünlerimizdeki eksiklikleri bizlere yansıtılması yeni çıkan ürünlerin özelliklerinin insanların zorunlu ihtiyacıymış gibi gösterilmesidir.

STİL ESKİTME 

Ürünümüzün görselliğindeki farklılıklar ve detayların değiştirilerek yenilenmesi, bir arabanın yeni kasasının çıkması, bir telefonun parlak renkte olanının piyasaya sürülerek göz zevklerine hitap edilmesi de planlı eskitmenin bir parçasıdır.

BİLDİRİMLE ESKİTME 

Dijital ürünlerimizin bildirimleri yeni akıllı televizyonlarımızın akıllı kumandalarının pili zayıfladığında pili zayıf değiştirin demesi kadar basit bir olaydır veya telefonunuzun bataryası erken bitmeye başlamış sürekli batarya zayıf sinyalinin vermesi gibidir. Bu yöntem günümüzde çok az kullanılsa da planlı eskitmenin bir parçasıdır.

TÜKETEREK ESKİTME

Ürünümüzün Çalışması için başka bir ürüne ihtiyaç duymasıdır örneğin Kumandanın pili gibi örnek verebiliriz bu gibi ürünlere ikame ürün yani tamamlayıcı ürün denir. Tüketerek eskitmeye yani diğer bir ürüne ihtiyaç hissettirir.

Vance Packard planlı eskitme kavramını ikiye ayırmış.  Birincisi ürünlerin fonksiyonlarının eskitilmesi. Yani daha dayanıksız ve/veya kısa kullanım ömrüne ve garanti süresine sahip ürünlerin üretilmesi.  İkincisi ise isteklerin eskitilmesi. Yani psikolojik olarak markalar tarafından elinizdeki ürünün eksik ve yetersiz hissettirilerek yeni ve son model olanının sanki bir ihtiyaçmış gibi pazarlanarak satın alınmasının sağlanması. Basit ifadeyle modasının geçmesi de diyebiliriz.

Bu pazarlama taktiği tüketimi arttırıyor öyle ki alışveriş bir psikolojik hastalık haline geliyor tabi bunun başka nedenleri de olabilir fakat en belirgini bu tabi ki de. Özellikle teknolojiye ayak uydurmak ve daha iyi ürünler kullanmak için insanlar bir yarış içinde. Aslında kullandığımız cihazlar donanımsal olarak eskimiyor sadece bir yarış içine sokularak değersiz hale getirilip bizi daha iyi bir ürün almaya teşvik ediyor. Bu iyi bir şey mi? Tabi ki hayır! Daha çok tüketiyoruz aslında dünyayı bir çöp yığınına çeviriyoruz kısacası kendi sonumuzu planlı getiriyoruz.

Büyüklerimizin eskiden “evladiyelik” olarak nitelendirdiği ürünlerin hangisi için şu anda aynı ifadeyi kullanabiliyoruz?

Keşke kalbimizin de eskidiği ve paslandığı zamanlarda da yeni modelini alıpta takabilsek!

Son olarak “Planlı Eskitme” belgeseli ile bitirmek istiyorum. Hayatlarımızı kredi çekerek ya da borç alarak nasıl ihtiyacımız olmayan şeyleri tüketmekle geçirdiğimizi ve üreticilerin ürünlerin ömürlerini nasıl ve neden kasıtlı olarak kısaltmaya başladıklarını anlatan bu belgeseli izlemenizi öneririm.

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin